Senna’nın 3.Dünya Şampiyonluğu ve Karakterindeki Dönüşüm

239 views

Senna’nın 3.Dünya Şampiyonluğu ve Karakterindeki Dönüşüm

Bölüm 6

“ Kendimi geliştirmeye devam etmeye arzuluyorum, daha iyi olmak istiyorum, bu beni mutlu ediyor, öğrenme sürecimin yavaşladığını hissedersem bu beni pek mutlu etmez. Bunu sadece kariyer ve yarış pilotu olarak değil, insan olarakta söylüyorum. Elbette pilot olarak öğrendiklerimden çok, insan olarak öğrenceklerim var. Çünkü kariyerim daha uzun süreler devam etmeyebilir, ama umarım hayatım uzun sürer, en çok bunu istiyorum, belki de daha hayatımın yarısına geldim. Hayatta yapacak, öğrenecek daha çok şeyim var. Kendimi bir bütün olarak hissetiğimde mutluluk kendiliğinden gelecektir. Ama henüz kendimi bir bütün olarak görmüyorum. Ama önümde bunu yapacak çok zamanım var. “

Aytron Senna’nın Brezilya’daki ilk zaferinden sonrası yaşadığı ailesinin evinin önünde o gün oldukça  büyük bir kalabalık toplanmıştı. Senna o yıl rekor üstüne rekor kırıyordu. Böylesine bir zaferi ancak tek bir isim başarabilirdi, Senna, Aytron Senna. Evet böyle bir şey ancak ondan beklenirdi. Senna 3. Dünya Şampiyonluğuyla adını en iyiler arasına yazdırmayı çoktan başarmıştı.

Tarih 5 Kasım 1991, yer Brezilya San Pauolo. Senna üçüncü şampiyonluğunu kazandıktan sonra bambaşka bir adam olup çıkıvermişti. Halinden oldukça memnun ve kendine çok güveniyordu, iyi ve kötüyü çok iyi ayırt edebiliyordu. Artık herkesten büyük saygı görüyordu ve büyük bir ilerleme kaydetmişti. O dönem özellikle kadınların hem yakışıklı oluşuyla hem başarısıyla büyük ilgisini çekiyordu.

Senna haliyle Formula 1’e girmeden üçüncü şampiyonluğunu kazanmayı zirve için en yüksek nokta olarak görüyordu. Bunu başarabileceğini ve daha fazlasını başarabileceği konusunda kendinden emindi ve biliyordu. Aytron Senna kendi ülkesi olan Brezilya’da bir fenomen haline geldi ve üçüncü şampiyonluğundan sonra dünya çapında da fenomen hale geldi.

Yıl 1992, sonraki sezon rekabet seviyesi Williams aracındaki teknik gelişmeler yüzünden Senna kötü bir şekilde sekteye uğramıştı. Kullandığı araç her virajda bilgisayar yardımıyla kendi dengesini ayarlayabiliyordu. Pilotu sadece yapması gereken pedallara doğru zamanda basmak ve olabildiğince hızlı gitmekti.  O dönem McLaren Wiliams Renault’un hızına halen karşılık veremiyordu.

HENÜZ YORUM YOK